EKEN, "SİVAS’A YATIRIMCI LAZIM, KÜSKÜN DEĞİL!"
Yatırımcıya kapı mı açıyoruz, duvar mı örüyoruz?

Mehmet BAKIR
Sivas’ın yıllardır konuştuğu, ancak bir türlü arzu edilen noktaya taşıyamadığı meselelerin başında sanayi, üretim, istihdam ve yatırım geliyor.
Peki, Sivas neden hak ettiği ekonomik gelişmeyi sağlayamıyor? Neden yeni yatırımların önünü açacak adımları daha güçlü bir şekilde atamıyoruz? Ve en önemlisi, bu şehirde yatırım yapmak isteyen insanların önüne hangi engeller çıkıyor?
Bu soruların cevaplarını ararken bugün önemli bir ziyaret gerçekleştirdik.
Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Mustafa Eken ve yol arkadaşları ziyaretime geldiler. Sohbetimizde Sivas’ın sanayisini, ticaretini, yatırım imkânlarını ve geleceğini konuştuk.
Eken, daha önce yürüttüğü başkanlık döneminde Sivas’a kazandırdıklarını anlattı. Kendisinden sonraki süreçte yatırımcıların küstürüldüğünü öne sürerek dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.
Elbette bunlar, muhataplarının da görüşleri alınarak değerlendirilmesi gereken açıklamalar. Ancak ortada görmezden gelinemeyecek bir gerçek var: Sivas’ın yeni yatırımlara, üretime ve istihdam sağlayacak girişimlere ihtiyacı var.
Yatırımcıya kapı mı açıyoruz, duvar mı örüyoruz?
Bir şehirde yatırımcı varsa üretim vardır. Üretim varsa istihdam vardır. İstihdam varsa esnafın yüzü güler, gençlerin geleceğe dair umudu artar.
Yatırımcıyı kazanmak kolay değildir. Bunun için güven ortamı, öngörülebilir yönetim anlayışı, hızlı işleyen bürokrasi ve çözüm üreten bir yaklaşım gerekir.
Yatırım yapmak isteyen bir insana sürekli engel çıkarırsanız, sorunlarına çözüm bulamazsanız, verdiğiniz sözleri yerine getirmezseniz o insanın başka şehirlere yönelmesi şaşırtıcı olmaz.
Kaybeden yalnızca yatırımcı değildir. Kaybeden, o yatırımla iş bulabilecek gençlerdir. İşini büyütmeyi bekleyen esnaftır. Ürettiğini satmak isteyen sanayicidir. Kısacası Sivas’tır.
Bu nedenle yatırımcılarla ilişkiler kişilere, siyasi hesaplara veya dönemsel tartışmalara göre şekillenmemelidir.
Sivas’ın kalkınması için birlik şart!
Mustafa Eken, Sivas’a yatırımcıların gelmesi amacıyla önemli projeler ürettiklerini belirterek sanayi alanında kalkınmanın birlik ve beraberlikle mümkün olacağını vurguladı.
Eken’in şu sözü ise üzerinde düşünülmesi gereken bir mesaj taşıyor:
“Sivas’a kim bir çivi çakıyorsa biz ona teşekkür ederiz.”
İşte ihtiyaç duyduğumuz anlayış budur!
Bu şehre kim yatırım yapıyorsa, kim istihdam sağlıyorsa, kim üretime katkıda bulunuyorsa onun emeğini takdir etmek gerekir. Yatırımın sahibi hangi görüşten olursa olsun, hangi siyasi düşünceye yakın durursa dursun, Sivas’a katkı sunuyorsa ortaya koyduğu değer önemlidir.
Çünkü Sivas’ın geleceği, kişisel hesaplardan ve siyasi rekabetlerden daha büyüktür.
Ancak burada bir noktayı da unutmamak gerekiyor: Projeler yalnızca anlatılmakla kalmamalı; uygulanabilirliği, finansmanı, istihdama katkısı ve şehre sağlayacağı ekonomik faydayla ortaya konulmalıdır.
Sivas artık sadece vaat dinlemek değil, sonuç görmek istiyor.
Söz değil, somut adım zamanı!
Ticaret ve Sanayi Odası başkanlığına talip olan herkesin önceliği aynı olmalı: Sivas’ın ekonomik gücünü artırmak.
Yeni yatırımcılar nasıl getirilecek? Mevcut sanayicilerin sorunları nasıl çözülecek? Organize sanayi bölgelerinde üretim ve istihdam nasıl artırılacak? Gençlerimize yeni iş alanları nasıl açılacak?
Bunlar, seçim sürecinde cevap bekleyen temel sorulardır.
Mustafa Eken’in geçmiş dönemine ilişkin anlattıkları da ortaya koyduğu yeni projeler de bu sorular çerçevesinde değerlendirilmelidir. Diğer adayların düşünceleri ve projeleri de aynı şekilde kamuoyuyla paylaşılmalıdır.
Çünkü bu yarış yalnızca bir başkanlık yarışı değildir. Aynı zamanda Sivas’ın önümüzdeki dönemde nasıl bir ekonomik yol izleyeceğinin tartışılması için de önemli bir fırsattır.
Son söz…
Sivas’ın kaybedecek zamanı yok.
Bu şehirde yatırımcının önü açılmalı, üretim teşvik edilmeli, sanayici dinlenmeli ve iş dünyasının sorunlarına çözüm aranmalıdır.
Kimseye ayrıcalık tanınmadan, kimse dışlanmadan, ortak akılla hareket edilmelidir.
Mustafa Eken’in ziyaretinde dile getirdiği mesajın özü de burada yatıyor: Sivas’a katkı sunan herkesin emeğine değer vermek.
Şimdi önemli olan, bu sözlerin somut projelere ve kalıcı kazanımlara nasıl dönüştürüleceğidir.
Unutulmasın: Sivas’ın geleceği, yatırımcıyı küstürmekte değil; ona güven vermekte, üretimi büyütmekte ve gençlere iş imkânı sağlamaktadır.

