CUMHURİYET’İ HAZIR BULDUK, KOLAY MI KAYBEDECEĞİZ
Cumhuriyet’i yalnızca 29 Ekim’de çocuğunla, torununla özçekim yapıp sosyal medyada fotoğraf paylaşarak mı koruyacaksın?

Mehmet Akif AKSOY'un Kaleminden
Cehlin yıktığını irfanla yaptılar ve sana Cumhuriyet’i hediye etti o güzel insanlar…
Peki, ya sen?
Hazır buldun!
Kolay mı kaybediyorsun?
“Oğlum, kızım, torunum…” diyerek kaybediyorsun!
“İşim…” diyerek kaybediyorsun!
Ve en acısı…
SUSARAK KAYBEDİYORSUN!
Bugün laik Cumhuriyet’in değerleri tartışılırken, Cumhuriyet’in kazanımları sorgulanırken, sen susmaktan başka ne yapıyorsun?
Cumhuriyet’i yalnızca 29 Ekim’de çocuğunla, torununla özçekim yapıp sosyal medyada fotoğraf paylaşarak mı koruyacaksın?
Bir gün bayramını kutlayıp, yılın geri kalanında Cumhuriyet’in değerlerine sahip çıkmayarak onu yaşatabilir misin?
Gazetecine, yazarına, aydınına, sanatına, sanatçısına sahip çıkmayarak Cumhuriyet’i koruyabilir misin?
Kazanılmış bütün değerlere saldırıldığı iddiaları karşısında susarak, tepkisiz kalarak Cumhuriyet’i yaşatabilir misin?
Cumhuriyet’i korumak, yalnızca balkonuna, iş yerinin camına bayramlarda bayrak asmak mıdır?
Yoksa Cumhuriyet’in temel değerlerine, özgürlüklere, hukuka, bilime ve düşünceye sahip çıkmak mıdır?
Emperyalizmin içerideki işbirlikçileri, laik Cumhuriyet’i yıkıp yerine göstermelik, kukla ve bağımlı bir “İslam Cumhuriyeti” kurmanın hayalini kuruyorsa…
Sen neden susuyorsun?
Başta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Kuvâ-yi Milliye ruhuyla mücadele eden atalarına karşı hiç mi sorumluluğun yok?
Mehmet Âkif Ersoy, İstiklâl Marşı’mızda neden “Korkma!” diye sesleniyor?
Kime sesleniyor?
Unuttun mu?
Yoksa…
Dizilerle mi unutturdular?
Yemek programlarıyla mı uyuttular?
Dağları yırtan, enginlere sığmayan Türk milletine ne oldu?
Hangi çılgın zincir vuruyor bu milletin boynuna?
Görecek mi?
Uyanacak mı?
Ne zaman?
Her sabah okul bahçelerinde ANDIMIZ’ı okuyarak, Cumhuriyet’in değerleriyle ve Atatürk’ün ilkeleriyle yetişen nesillerden söz ediyorum.
Peki, bu nesiller bugün neden sessiz?
Bilimle, irfanla yetişen nesillerin, laik Cumhuriyet’in değerlerini savunması gerektiğine inanıyorum.
Çünkü biliyoruz ki bir ülkenin aydınlık geleceği; aklın, pozitif bilimin, özgürlüğün ve çağdaş eğitimin ışığında yetişen nesillerle ayakta kalır.
Laik Cumhuriyet’i tesis edememiş ülkelerin hâli ortada.
Dün de gördük, bugün de görüyoruz.
İbret almak isteyen akıl sahipleri için gerçekler ortada.
Bu ülkenin aydınlık yarınlarına inanıyorum.
Cumhuriyet’in sahipsiz olmadığını biliyorum.
Kuvâ-yi Milliye ruhunu taşıyan insanların var olduğunu hep bildim.
Cumhuriyet’i korumak, yalnızca geçmişe duyulan bir minnet değil, geleceğe karşı taşınan bir sorumluluktur.
Atatürk’ün emanetine sahip çıkmak, Cumhuriyet’in kazanımlarını yaşatmak ve gelecek nesillere özgür bir ülke bırakmak hepimizin sorumluluğudur.
Yaşasın tam bağımsız, laik Türkiye Cumhuriyeti!
Ne mutlu Türk’üm diyene!

