ESNAF SİZİN AKLINIZA YURTDIŞINDAN DÖNÜNCE Mİ GELDİ?
Oda başkanlığı makamı gezmek, dolaşmak, protokol fotoğrafları vermek için değil; temsil ettiği esnafın hakkını, hukukunu ve ekonomik geleceğini savunmak için vardır.

Mehmet BAKIR
Önce gezi, sonra esnafın derdi! Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?
Yurtdışı gezisi bitti, kafile Sivas’a döndü. Ne hikmetse dönüşün hemen ardından esnafın sorunları birdenbire hatırlanmaya başladı!
Bir oda başkanı çıkıyor, ekonomik sıkıntı içinde kıvranan esnaf için özel kredi imkânı sağlanması gerektiğini söylüyor. Bir diğeri maliyetlerin arttığından, bu artışların hem esnafı hem vatandaşı olumsuz etkilediğinden bahsediyor. Pide ekmeğine zam sinyalleri veriliyor.
Peki, sormazlar mı insana:
Bu esnafın sıkıntıları dün mü başladı?
Aylarca artan maliyetlerle boğuşan, kirasını ödemekte zorlanan, elektrik ve doğalgaz faturalarının altında ezilen, siftahsız dükkân kapatan esnafın sorunları bugün ortaya çıkmadı.
O hâlde ne değişti?
Esnaf odalarının başkanları, esnafın ödediği aidatlarla yurtdışı gezisine çıktığında bu ekonomik sıkıntılar gündemlerinde değil miydi? Üstelik bu geziye iktidar partisinin il başkanının da misafir olarak götürülmesi kamuoyunda ayrıca sorgulanması gereken bir konu değil mi?
Şimdi dönülmüş, esnafın derdi konuşulmaya başlanmış!
İnsan sormadan edemiyor: Yurtdışında hangi sorunlar konuşuldu, Sivas’a dönünce hangi gerçeklerle yüzleşildi?
Oda başkanlığı makamı gezmek, dolaşmak, protokol fotoğrafları vermek için değil; temsil ettiği esnafın hakkını, hukukunu ve ekonomik geleceğini savunmak için vardır.
Esnaf aidat ödüyorsa bunun karşılığında hizmet bekler. O aidatlar, esnafın alın teridir. Her kuruşunun hesabı verilmelidir.
Bugün kredi talep etmek, yarın zamdan söz etmek elbette kolay. Ancak asıl mesele, esnafın sorunlarını kriz kapıya dayandığında değil, daha ilk günden gündeme taşıyabilmektir.
Bir de şu soruyu sormak gerekiyor:
Esnafın cebinden çıkan aidatlarla yapılan yurtdışı gezisinin esnafa somut getirisi ne oldu?
Hangi yeni pazar bulundu? Hangi ticari bağlantı kuruldu? Hangi esnafın işine katkı sağlandı? Kamuoyuna açıklanması gereken sorular bunlardır.
Kimse kusura bakmasın!
Esnafın dükkânında yangın varken, temsilcilerinin gezi dönüşü esnafın derdini hatırlaması ister istemez soru işaretleri oluşturuyor.
Bizim derdimiz kimsenin seyahat etmesi değil. Mesele, kimin parasıyla, hangi amaçla, hangi sonuç için seyahat edildiğidir.
Esnaf oda başkanları şunu unutmamalı: O koltuklar gezmek için değil, esnafın hakkını savunmak için vardır.
Esnafın aidatını alırken gösterilen hassasiyet, esnafın derdini savunurken de gösterilmelidir.
Çünkü esnafın artık güzel sözlere değil, icraata ihtiyacı var.

