COP31’E DAVET, TECER DAĞI’NDA DOĞA TARTIŞMASI! PEKİ, ÇEVRECİLİK NEREDE?
Su kaçağı sorununu çözmüş gibi bir görüntü vermekle çevrecilik olmaz.

Söylem başka, icraat başka! Bir tarafta iklim krizine karşı uluslararası zirveler, diğer tarafta Sivas’ın doğal değerleri üzerinde yükselen taş ocağı tartışmaları… Adem Uzun COP31’e davet edilmiş. Peki, Sivas’ın doğasını kim koruyacak?
Dünyanın gözü Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 İklim Değişikliği Konferansı’na çevrilirken, Sivas’ta konuşulması gereken çok daha önemli bir mesele var: Doğa!
Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun’un COP31’e davet edilmesi elbette kamuoyunun dikkatini çekiyor. Ancak insan sormadan edemiyor: İklim değişikliğiyle mücadele, çevrenin korunması ve doğal kaynakların geleceğe aktarılması konuşulacaksa, önce insanın kendi yaşadığı şehre bakması gerekmez mi?
Tecer Dağı gibi Sivas’ın doğal değerleri arasında yer alan bir bölgede taş ocağı işletilmesi ve bunun doğaya etkileri tartışılırken, çevre konusunda uluslararası platformlarda verilecek mesajların ne kadar karşılık bulacağı da sorgulanmalıdır.
Doğa sadece konferans salonlarında konuşulacak bir konu değildir. Doğa; dağdır, ormandır, sudur, topraktır, havadır. Bir şehrin geleceğidir.
Üstelik bu tartışmaların yaşandığı tek yer Sivas değil.
Ekoloji Birliği, 30 Ekim 2026 tarihinde yaptığı açıklamayla COP31 öncesinde önemli eleştiriler gündeme taşıdı. Birlik, iklim krizinin sorumluluğunu taşıyan sermaye çevrelerinin temsilcileri tarafından düzenlenen COP zirvelerinin, gerçek çözüm üretmek yerine sistemi ayakta tutmaya yönelik söylemlerden ibaret kaldığını savundu.
Açıklamada, doğanın ve insanlığın sömürülmesine karşı ekoloji, demokrasi ve hukuk mücadelesinin toplumsallaştırılması çağrısı yapıldı.
Şimdi soruyorum:
COP31'de iklim krizi konuşulacak, çevre korunacak, doğal kaynakların geleceği tartışılacak.
Peki, Sivas'ta Tecer Dağı'nın geleceği ne olacak?
Taş ocağı faaliyetlerinin çevreye etkileri konusunda kamuoyunun merak ettiği sorulara kim cevap verecek? Bu faaliyetlerin çevresel etkileri hangi raporlarla değerlendiriliyor? Doğal yaşamın korunması için hangi önlemler alınıyor?
Sayın Adem Uzun!
Su kaçağı sorununu çözmüş gibi bir görüntü vermekle çevrecilik olmaz. Çevrecilik, yalnızca kürsülerde iklimden söz etmekle de olmaz. Asıl çevrecilik, yaşadığınız şehrin suyuna, toprağına, havasına ve doğal zenginliklerine sahip çıkmaktır.
Bir belediye başkanının uluslararası bir iklim konferansına davet edilmesi kadar, kendi şehrindeki çevresel sorunlara karşı ortaya koyduğu tutum da önemlidir.
Sivas'ın dağları davet beklemiyor, korunmayı bekliyor!
Unutulmasın; doğa birilerinin siyasi vitrini, reklam malzemesi veya geçici propaganda alanı değildir.
Bugün Tecer Dağı'na sahip çıkamazsak yarın çocuklarımıza hangi doğayı bırakacağız?
COP31'de kurulacak cümlelerden önce Sivas'ta verilecek hesaplar var.
Çünkü çevrecilik davetle değil, duruşla; sözle değil, icraatla ölçülür.

