ESNAF KAN AĞLIYOR, BAZILARI YURT DIŞI GEZİSİNDE!
Sivas’ta esnafın hâlini anlatmaya gerek var mı?

Mehmet BAKIR
Artan maliyetler, düşen alım gücü, ödenemeyen kiralar, biriken borçlar… Sabah dükkânını açıp akşam siftahsız kapatan esnafın derdi her geçen gün büyüyor. Küçük esnaf ayakta kalma mücadelesi verirken, esnafı temsil etme sorumluluğunu üstlenenlerin ne yaptığı da elbette sorgulanmalı.
Düğünlerde, cenazelerde, açılışlarda boy boy fotoğraf verenler, esnafın sorunları gündeme geldiğinde de aynı duyarlılığı gösterebiliyor mu?
Asıl mesele burada başlıyor!
Kulağıma gelen iddialara göre, Sivas’ta bazı esnaf temsilcilerinin yurt dışı gezisine hazırlandığı, AK Parti Sivas İl Başkanı Yusuf Tanrıverdi’nin de bu geziye misafir olarak davet edildiği öne sürülüyor.
Altını özellikle çiziyorum: Bunlar henüz doğrulanmış bilgiler değil, araştırılması ve muhataplarınca açıklığa kavuşturulması gereken iddialar.
Ancak bu iddialar doğruysa, sorulması gereken sorular var.
Bu geziye kimler katılacak?
Gezi hangi amaçla düzenleniyor?
Ulaşım, konaklama ve diğer masrafları kim karşılayacak?
Oda veya birlik bütçesinden herhangi bir ödeme yapılacak mı?
AK Parti İl Başkanı Yusuf Tanrıverdi gerçekten davet edildi mi?
Bu soruların cevabı neden önemli?
Çünkü bir meslek kuruluşunda görev almak, yalnızca protokol sıralarında yer almak, açılışlarda kurdele kesmek ve fotoğraf vermek değildir. O görev, temsil ettiğiniz insanların sorunlarını gündeme taşımayı, haklarını savunmayı ve gerektiğinde onların sesi olmayı da gerektirir.
Sivas esnafı ekonomik sıkıntılarla boğuşurken, esnaf temsilcilerinin yurt dışı gezisi iddiası elbette kamuoyunun dikkatini çeker. Burada kimsenin yasal bir gezi yapmasına, seyahat etmesine ya da misafir ağırlamasına itirazımız yok. Mesele, gezinin hangi kaynakla finanse edileceği ve temsil edilen esnafın bu konuda bilgilendirilip bilgilendirilmeyeceğidir.
Eğer masraflar kişilerin kendi imkânlarıyla karşılanacaksa, bunun açıklanması soru işaretlerini giderebilir. Eğer kurumsal bütçeden harcama yapılacaksa, bunun dayanağı, amacı ve usulü de şeffaf biçimde ortaya konulmalıdır.
Bizim derdimiz gezinin kendisi değil, hesabının kime ait olduğu!
Sivas esnafı bugün borcunu nasıl ödeyeceğini, dükkânının kirasını nasıl karşılayacağını, yarın kepenk açıp açamayacağını düşünüyor. Esnafın temsilcilerinden beklenen de öncelikle bu sorunlara çözüm aramalarıdır.
Elbette her seyahat yanlış değildir. Her davet de başlı başına bir sorun oluşturmaz. Ancak kamuoyunda soru işaretleri oluşmuşsa, bunları gidermenin yolu sessizlik değil, açık ve anlaşılır bir açıklamadır.
Düğünlerde, cenazelerde, açılışlarda fotoğraf vermek temsil görevinin görünen yüzüdür. Bir de görünmeyen tarafı var: Esnafın derdini dinlemek, çözüm üretmek ve gerektiğinde hesap vermek…
İşte asıl temsil budur!
Şimdi bir kez daha soruyorum:
Sivas esnafı kan ağlarken, konuşulan yurt dışı gezisinin masrafları nereden karşılanacak?
Kimseyi peşinen suçlamıyoruz. İddiaları kesinleşmiş gerçekler gibi sunmuyoruz. Muhataplarının açıklama yapmasını, varsa yanlış bilgilerin düzeltilmesini istiyoruz.
Çünkü gazeteciliğin görevi yalnızca fotoğraf yayımlamak değil, fotoğrafın arkasındaki soruları da sormaktır.
