BU NE YAMAN ÇELİŞKİ, ADEM UZUN!TARİHE SAHİP ÇIKMAK BÖYLE Mİ OLUR?
Kavşakların ortasına kümbet dikerek, akşam aklınıza geleni sabah hayata geçirerek şehir yönetilmez.

Mehmet Akif AKSOY
Bir yanda Sivas Kalesi’nin hemen dibinde, sit alanında izinsiz yapıldığı iddia edilen kazıda ortaya çıkan ve ne olduğu araştırılmadan yok edilen bir yapı; diğer yanda 120 yıl önce yıkılmış ve şimdi yeniden inşa edilmesiyle övünülen Şahna Kümbeti…
Bir tarafta geçmişin izleri yok ediliyor, diğer tarafta tarihe sahip çıkıldığı anlatılıyor!
Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu,Adem UZUN ?
Ne diyor Doktor?
“Kültürümüze, tarihimize ve geçmişimize sahip çıkalım.”
Elbette sahip çıkalım! Geçmişten kalan eserlerimizi koruyalım, yok olanları bilimsel veriler ışığında yeniden ayağa kaldıralım.
Ama önceliklerimizi bilelim,doktor!
Kavşakların ortasına kümbet dikerek, akşam aklınıza geleni sabah hayata geçirerek şehir yönetilmez.
Dar gelirlinin sofrasındaki ekmeğe dört ayda ikinci kez zam yaptınız.Üstelik toplam artış %50’ye ulaştı! Vatandaş temel gıdaya erişmekte zorlanıyor, üniversite öğrencileri ekonomik sıkıntılar nedeniyle eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalıyor. Sivas’ta halk otobüsü ücretleri İstanbul gibi büyükşehirlerle yarışıyor.
Peki, bütün bunlar yaşanırken senin önceliğin 120 yıl önce yıkılmış bir kümbeti yeniden inşa etmek mi olmalıydı ?
Yoksa o gereksiz harcama ile 50 ihtiyaçlı öğrencimize, 4 yıl boyunca, her ay 2.000 TL burs mu verseydiniz?
Önce can, önce ekmek, önce geçim!
Sonra kümbet, sonra gösterişli projeler!
Hadi şimdi Doktor’a asıl soruyu soralım:
Madem tarihimize bu kadar sahip çıkıyorsun, Sivas Kalesi’nin dibinde yaşananlar neydi?
Otopark yapmak amacıyla başlatılan kazı çalışmaları sırasında yaklaşık 10 metre uzunluğunda ve 1,5 metre genişliğinde yatay bir yapı ortaya çıktı. Bunun kale duvarı mı, sur kalıntısı mı, yoksa başka bir tarihî yapının parçası mı olduğu araştırılmadan kırılıp ortadan kaldırıldı!
Olay Sivas basınında yer aldı. Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’nun inşaatı durdurduğu söylendi. Peki, sonra ne oldu?
Üstü kapatıldı…
Oysa yapılması gereken belliydi: Arkeologlar, tarihçiler ve ilgili koruma kurulları devreye girmeli; kalıntının niteliği bilimsel yöntemlerle araştırılarak kayıt altına alınmalıydı.
Ama yapılmadı!
Ekskavatör operatörüne, kırma işlemi devam ederken sordum:
“Kuruldan, müzeden gelip baktılar mı?” dedim.
“Yok, gelmediler ama bu bir şey değil abi. Olsa ben anlarım. Ben üç senedir kale projesinde çalışıyorum.” dedi ve kırmaya devam etti!
Operatör o kadar kesin konuştu ki az kalsın ben de inanıyordum!
Şimdi soruyorum:
Bu yapı gerçekten neydi? Hangi döneme aitti? Sivas’ın tarihine ilişkin önemli bir ipucu taşıyor olabilir miydi?
Evet, bu ihtimal göz ardı edilemeyecek kadar güçlüydü.
Göbeklitepe’nin keşfine giden süreçte, bölgedeki çiftçilerin tarlalarını sürerken karşılaştıkları taşlar önemli bir başlangıç olmadı mı?
Bir şehrin,bölgenin kaderini değiştirmedi mi ?
Bizdeki yapı da Sivas’ın makûs talihini değiştirebilecek bir keşfin başlangıcı olamaz mıydı?
Göbeklitepe’de taşların ne anlattığını merak edip araştırdılar.Sivas’ta ise un ufak ettiler!
Neden Doktor,neden ?
👉 Birilerinin haberi olup otopark projenizi engellemesinden mi korktunuz?
👉 Neden kazı alanını o yapının bulunduğu yere kadar genişlettiniz ve sonra durdunuz ?
👉Sit alanında bu çalışmayı yapabilmek için gerekli izinleri aldınız mı ?
👉Projeniz neden durdu ? Devam edecek mi ?
👉Amacınız gerçekten otopark yapmak mıydı ?yoksa ÖNCEDEN TESPİT EDİLEN BİR YAPININ NE OLDUĞUNU MU MERAK ETTİniz (LER) ?
Sivas’ın tarihine böyle mi sahip çıkılacak ?
Söylemlerinle yaptıkların arasında koca bir çelişki yok mu?
Hem tarihe sahip çıkmaktan söz edip hem de geçmişin izlerini silmek nasıl açıklanabilir, Doktor Efendi?

