UTANILMASI GEREKEN BİR TABLO!
YATIRIMLAR ANLATILIYOR, MUSTAFA’NIN EĞİTİM MÜCADELESİ NE OLACAK?

Bir çocuğun eğitimine ulaşmak için verdiği mücadele, koca bir sistemin kendisini sorgulamasına yetmiyorsa ortada ciddi bir sorun var demektir.
Sivas’ın Kangal ilçesine bağlı Çetinkaya beldesinin Kavak köyü, Deli Hacı Mezrası’nda yaşayan özel ihtiyaçlı Mustafa Türkyılmaz’ın eğitimine ulaşmak için verdiği mücadele, hepimizin üzerinde düşünmesi gereken bir mesele.
Bir tarafta her fırsatta yapılan yatırımları anlatanlar, açılışlarda kurdele kesenler, kürsülerden hizmetlerini sıralayanlar…
Diğer tarafta ise eğitimine ulaşabilmek için mücadele vermek zorunda kalan Mustafa Türkyılmaz!
Şimdi sormak gerekiyor: Bir çocuğun eğitim hakkına erişmesi bu kadar zor olmamalı. Peki, Mustafa neden mücadele etmek zorunda kalıyor?
Kürsülerde anlatılan hizmet, hayatın içinde nerede?
Yatırım yapmak elbette önemlidir. Yollar, binalar, tesisler, projeler… Bunların hepsinin bir karşılığı vardır. Ancak kamu hizmetinin gerçek değeri yalnızca yapılan yatırımların sayısıyla ölçülmez. Asıl ölçü, o hizmetlerin vatandaşın hayatına ne kadar dokunduğudur.
Özellikle özel ihtiyaçları bulunan çocukların eğitim hakkına erişebilmesi, devletin ve ilgili kurumların öncelikli sorumlulukları arasında yer almalıdır.
Bir çocuğun yaşadığı güçlükler karşısında ailelerin kapı kapı dolaşması, çözüm araması ve sesini duyurmaya çalışması gerekiyorsa burada cevap bekleyen sorular vardır.
Mustafa Türkyılmaz’ın eğitimine ulaşmak için verdiği mücadele de bu soruların başında geliyor.
Yetkililer bu mücadeleden haberdar mı?
Mustafa’nın eğitimine erişebilmesi için hangi imkânlar sağlandı? Karşılaştığı engeller nelerdir? Bu engellerin kaldırılması için hangi kurum, ne zaman ve hangi adımı attı?
Bunlar cevaplanması gereken sorulardır.
Peki, hiç kimse bu tabloyu görmüyor mu?
Kamu yöneticiliği yalnızca makamda oturmak, toplantılara katılmak ve yapılan işleri anlatmak değildir. Yöneticilik, vatandaşın sorununu yerinde görmek, çözüm üretmek ve özellikle sesi yeterince duyulmayan insanların yanında olmaktır.
Özel ihtiyaçlı bir çocuğun eğitim mücadelesi, siyasi tartışmaların gölgesinde bırakılacak bir konu değildir. Bu mesele, siyasi görüşlerin üzerinde tutulması gereken bir insanlık ve sorumluluk meselesidir.
Mustafa’nın yaşadıkları bütün ayrıntılarıyla araştırılmalı, ailenin yaşadığı güçlükler dinlenmeli ve ilgili kurumların açıklamaları alınmalıdır. Ardından da çözüm için somut adımlar atılmalıdır.
Çünkü mesele yalnızca bir çocuğun yaşadığı güçlüklerden ibaret değildir. Mesele, benzer durumda bulunan başka çocukların da aynı engellerle karşılaşıp karşılaşmadığıdır.
Yatırımın en değerlisi, bir çocuğun geleceğine yapılan yatırımdır
Bir şehre yeni binalar kazandırabilirsiniz. Yeni yollar açabilir, büyük projeler hayata geçirebilirsiniz. Ancak bir çocuğun eğitim hakkına erişmesini sağlayamıyorsanız, o yatırımların toplumsal karşılığını da sorgulamak gerekir.
Mustafa Türkyılmaz’ın eğitim mücadelesi bu nedenle görmezden gelinmemelidir.
Buradan ilgili yetkililere açıkça sesleniyorum:
Mustafa’nın eğitimine erişmesinin önündeki engeller nelerdir? Bu engelleri kaldırmak için hangi adımlar atılacaktır? Ailesinin çözüm bekleyen taleplerine kim cevap verecektir?
Bu sorulara verilecek cevaplar, yapılacak açıklamalardan çok daha değerlidir.
Çünkü vatandaş artık yalnızca ne kadar yatırım yapıldığını değil, o yatırımların kimin hayatını değiştirdiğini de görmek istiyor.
Unutulmamalıdır ki bir çocuğun eğitim hakkı, hiçbir koşulda görmezden gelinmemesi gereken temel bir haktır.
Mustafa Türkyılmaz’ın mücadelesi, ilgili kurumları harekete geçirecek bir çağrı olarak görülmelidir. Beklenen, sorumluluğun birbirine bırakılması değil, sorunun çözülmesidir.
Ve son söz:
Yatırımları anlatmak kolaydır. Asıl mesele, ihtiyacı olan bir çocuğun elinden tutabilmektir.
Mustafa’nın eğitim mücadelesi karşısında şimdi herkesin kendisine sorması gereken soru şudur:
Bir çocuğun eğitim hakkı için daha ne kadar beklemesi gerekiyor?

