Sivas’ta voleybol kimin tekelinde?
Spor; adaletle güzeldir, rekabetle gelişir, liyakatle ayakta kalır. Ama Sivas’ta voleybolun geldiği noktaya bakınca insan ister istemez şu soruyu soruyor: Bu şehirde voleybol kimin oyuncağı oldu? Sivas Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde her yıl…

Spor; adaletle güzeldir, rekabetle gelişir, liyakatle ayakta kalır.
Ama Sivas’ta voleybolun geldiği noktaya bakınca insan ister istemez şu soruyu soruyor:
Bu şehirde voleybol kimin oyuncağı oldu?
Sivas Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde her yıl düzenlenen voleybol müsabakaları artık sporla değil, şaibe iddialarıyla anılıyor. Turnuvalara katılan takımlar incelendiğinde, aynı soyadlarının, aynı çevrenin ve aynı isimlerin etrafında kümelenmiş kulüpler dikkat çekiyor.
İddialar ciddi:
Voleybol İl Temsilcisinin kendisinin, eşinin ve yakın akrabalarının dört ayrı takımla organizasyonlarda yer aldığı konuşuluyor. Böyle bir tabloda “adil rekabetten” söz etmek mümkün mü? Hakem atamalarından fikstüre, disiplin kararlarından gözlemci görevlendirmelerine kadar her şeyin tartışmalı hâle gelmesi kaçınılmaz değil mi?
Saha içi ise ayrı bir facia.
Bazı müsabakalarda verilen hakem kararları, yalnızca sporcuları ve antrenörleri değil, tribündeki seyirciyi bile isyan noktasına getiriyor. Öyle ki voleyboldan anlamayan izleyiciler dahi “Bu karar nasıl verilir?” diye soruyor.
Özellikle bazı hakemlerin yönettiği maçlarda; sporculara ve teknik ekiplere yönelik saygı sınırlarını aşan sözler, hatta hakaret boyutuna varan tavırlar sergilendiği iddia ediliyor. Bu durumla ilgili yapılan şikâyetlerin ise ya görmezden gelindiği ya da sonuçsuz bırakıldığı ifade ediliyor.
Daha vahimi ne biliyor musunuz?
Bazı maçlara gözlemci bile gönderilmiyor.
Denetimsiz, kontrolsüz, keyfî bir ortamda sporun adil ilerlemesini kim bekleyebilir?
Sonuç ortada:
Sivas’ta voleybol gelişmiyor.
Gençler küstürülüyor.
Emeğiyle, alın teriyle mücadele eden takımlar sistem dışına itiliyor.
Kazanan hep aynı çevre, kaybeden ise Sivas sporu oluyor.
Buradan açıkça soruyorum:
Bu düzen kimin işine yarıyor?
Ve yetkililer bu tabloyu gerçekten görmüyor mu?
Spor, kişisel hesapların, akrabalık ilişkilerinin ve güç gösterilerinin alanı değildir. Eğer bu iddialar doğruysa —ki sahadaki görüntüler bunu destekliyor— derhâl müdahale edilmelidir.
Aksi hâlde yarın şunu konuşuruz:
Sivas’ta voleybol neden bitti?
Ve o gün geldiğinde, kimse “haberimiz yoktu” deme lüksüne sahip olmayacaktır.
